Doğum

Doğum yapmak kadınların hayatını etkileyen büyük bir olaydır. Doğumunuz sağlığınız ve aile içinde günlük işleyişiniz üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Hayatınızın geri kalanında sizin hafizanizda yer edecek bir deneyim, aynı zamanda sizi etkileyebilecek bir olaydır. Negatif veya olumsuz deneyimleri ve durumları önlemek icin kendinizi doğuma bir kursla hazırlayabilirsiniz ya da doğum hakkında mümkün olduğunca cok okuyup araştırabilirsiniz. En uygun doğum ortamı, kadının özgür olduğu, özgürce hareket ettiği ve aynı zamanda gerektiğinde alacağı destek en yardımdan emin olduğu bir ortamır.

 

Doğal değişiklikler

Doğumu veya anne olmayi önceden bilmek veya öğrenmek zorunda değilsin. Plasenta, bebek ve birkaç hormon, hamilelik ve doğum sırasında kadın olarak değişmenizi sağlar. Kendiliğinden en doğal olarak çocuğunuz için doğru seçimleri yapacaksın. Değişikliklerin aynı zamanda bir annenin bebeğin ihtiyaçlarına cevap vermesi gibi bir amacı da var. Doğum sırasında, anne en çevre birbirlerini etkiler en bu da doğal doğum düzenleyen hormon konsantrasyonlarını etkiler. Eşiniz veya partneriniz bu konuda çok önemli een kişidir, desteği annenin en çocuğun sağlığına büyük katkı sağlar.

  • Oksitosin hormonu: 'Sanci hormonu' olarak da bilinen oksitosin, aynı zamanda doğumun gerçekleşmesini sağlayan hormondur. Doğum başladığında vücutta doğal olarak yükselmeye başlayan oksitosin hormonu, rahim kasılmalarını düzenler en bebeği dışarı itmeyi mümkün kılar.
  • Endorfin hormonu: Doğum ilerledikçe en sancı dalgaları anne adayını zorlamaya başladıkça, bedenin başka bir hormon salgıladığı görülür. Doğal een ağrı kesici en mutluluk hormonu olan endorfin, normal/vajinal doğumlarda gittikçe artan oranlarda salgılanır. Böylece bedeniniz size ihtiyacınız olan ağrı kesiciyi kendiliğinden sağlar. İlaç dışı ağrı kesici tekniklerin bazıları, endorfin salgısını arttırmaya yönelik tekniklerdir. Endorfin hormonu sakin veya karanlik ortamda daha fazla tetiklenir.
  • Adrenalin hormonu: stres anında salgılanan kaç-dövüş hormonudur. Doğumda korku veya ağrı nedeni ile aşırı salgılanması doğumu durduran temel nedenlerden biridir. Fazla salgılanması nedeni ile kasılmalar azalır veya fonksiyonu yitirerek ağrılı hale gelir. Panik yaratarak kasılmaların ağrılı hissedilmesine neden olur. Bebekte stres yaratır.
  • Prolactin annelik hormonudur: Bu hormon ilk görüşte aşktan en önemseme davranışından sorumludur.

Doğum

Hesaplanan normal doğum süresi, 37 haftalıktan 42 haftaya kadar olan süredir. Doğumun başladığıni anlayacakmiyim diye merak ediyor olabilirsiniz. Hazirlik: Gebeliğin son haftalarında, çoğu kadın karnından muzdariptir. Bu şikayetler kişiye göre değişir sızı şeklinde bir his, bıçak saplanılyormuş gibi een acı veya karın sertliği şeklinde gözükür. Buna hazirlik diyoruz. Kesinlikle bosuna çekilen ağrılar değildir. Bu ağrılar doğumdan önce rahim kasının yumuşamasına en hazırlanmasına katkıda bulunur. Bu durum genellikle acı vericidir en size acı ile nasıl başa çıkacağınızı deneyimleme en bu konuda size yardımcı olanı görme şansi sunar.

Sancı: Hazirlik dönemi en kasılmalar arasında göze çarpan een fark, ağrıların en sancıların güçlenmesidir. Kasılmalar daha sıklıkla en daha hızlı geri gelir en daha uzun sürer, sancı aralıkları yaklaşık een dakika kadar sürer. Kadınların çoğunda doğum sancıyla başlar, sadece yüzde onuda doğum amniyotik sıvı kaybıyla başlar. Çoğu kadında sancılar genellikle karında hissedilir. Bazen sırt veya bacaklarda ağrıda veya kasıilma gorulmektedir. Ağrının anlamları: Doğum sırasında ağrı ne demektir? Ağrı verdiği sinyaller ile problemlerin çözülmesinde büyük rol oynar. Ağrı, kadının vucuduna konsantre olmasını sağlar. Aynı zamanda sevdiklerinizden destek sağlar. Ağrı ayrıca birçok faydalı stres mekanizmasını harekete geçirir en performansını arttırır.

Sen ne yapabilirsin

Eyleme geçmek: Doğum yapmak bir kasırgada yükselen en biten een akıntı gibidir. Geriye yaslanıp bekleyemez en ne olacağını göremezsiniz. Var gücünle çalışmak zorundasınız. Yani harekete geçin: yürümek, dans etmek, hareket etmek of kıpırdanmak. Dikey een şekilde doğum yaparsanız, dolaşımınız yatay şekilde yapılan doğuma gore daha iyi çalışır. Nefes: Nefesinize odaklanın en karnınızdan(diafram) nefes alıp verin: Tıpkı een çocuk gibi. Bu yöntem sayesinde karnınız een körük gibi ileri geri gider en oksijen kaynağınızı en iyi şekilde kullanmanızı sağlar. Artık düşünme ama hisset: Eğer hiçbir seyin zaman en durum kavramını değiştiremyeceğini kabullenirsenız. Yapmanız gereken tek şey ne olduğunu hissetmek en mümkün olduğunca karşılık vermek olduğunu, vücudunun doğum yapmak için yaratıldığını anlarsınız. Sizi iyi hissettiren duruşları bulun. Bu şekilde çocuğunuzun doğumuna aktif olarak katılırsınız.

Ağrıyla nasıl baş edersiniz?